Vücudumuzun Ceosu: Frontal Korteks

026t1i

İnsan beyni 2 milyon yılda
ağırlığının 3 katına çıktı. Sadece 3 kat büyük hale gelmedi, yeni yapılar
oluştu. Bu kadar büyümesinin bir sebebi de yeni bir kısım olan prefrontal
korteks. Prefrontal korteks bir tecrübe simülatörü. Pilotlar uçuş
simülatörlerinde pratik yaparlar ki uçaklar gerçek hatalar yapmasınlar.
İnsanoğlu bir şeyi gerçek hayatta yaşamadan kafasında tecrübe etme gibi
muhteşem bir adaptasyona sahip. Bu bizim atalarımızın ve hiçbir hayvanın biz
gibi yapamadığı bir hile.  Biliyoruz ki
Cold Stone’ın karaciğerli-soğanlı dondurması yok. Hazırlayıp daha sonra iğrenç
olduğunu gördükleri için yok değil. Koltuğunuzdan kalkmadan, o dondurmanın kokusunu
kafanızda oluşturup, iğrenç olduğunu anlayabilirsiniz. Bu simülasyona
verilebilecek bir diğer örnek, farkı bağlamlarda farklı davranışlar
sergilememizdir. Aile büyüklerimizin yanındaki davranışlarımızla en yakın
arkadaşlarımızla olduğumuzdaki davranışlarımızı karşılaştırdığımızda sosyal
bağlamın önemini kolayca görebiliriz. Her iki durumda sesimizin tonu,
kullandığımız argo ve küfürlü sözcüklerin miktarı, diyaloğun içeriği oldukça
farklılık gösterir. Görevleri arasında kişiliğin
belirlenmesi, karar verme, sosyal davranışları düzenleme, düşünme mekanizması
ve hafıza süreçleri yer alan prefrontal korteks
için vücudun ceosu, idari işlevler (executive
functions) sorumlusu gibi tanımlar sıklıkla karşımıza çıkmakta. Adından da
anlaşılabileceği gibi bu bölgenin en bilinen işlevi beyni ve vücudu idare
etmesidir. İyi ve kötü, güzel ve çirkin, geçmiş ve gelecek arasında farkı hep
bu bölge sayesinde anlarız. Bu bölgenin temel görevi amaçlarımız
doğrultusunda düşünce ve davranışlarımızı yönlendirmektir. Örneğin şu senaryoyu hayal edin; Arkadaşlarınızı
akşam yemeğine davet ediyorsunuz.  İşten
sonra alışverişe gitmeniz ve listedeki ürünleri almalısınız. Zaman kısıtlamanız
var, misafirlerinizden önce eve varıp hazırlık yapmanız gerek, verimli bir rota
planı yapmak zorundasınız. Ayakkabıcı gibi, ihtiyacınız olmayan bir şeyi satan
dükkanlardan uzak durur, mağaza çalışanıyla veya karşılaştığınız bir
arkadaşınızla uzun sohbetler yapmazsınız. Frontal lob özellikle yürütücü
işlevler, zihinsel esneklik ve problem çözümü konusunda önemli görevlere sahip
olmasının yanı sıra kişilik özelliklerimiz konusunda da belirleyicidir.

gteb55

Frontal Lob ve Kişilik

Frontal lob hasarları sosyal davranış ve kişilik üzerinde değişime neden olabilir, en güzel örneği; Phineas Gage. Gage dinamitlerle çalışan bir demiryolu işçisiydi, talihsiz tesadüfler sonucu 1 metrelik bir demir blok başına saplanmış ve şaşırtıcı şekilde hayatta kalmayı başarmıştır. Söylendiğine göre, bu kazadan sonra Gage’in bilinci bile yerindeydi. Kazadan sonra Gage tüm motor işlevlerini yerine getirebiliyor, yürüyebiliyor, konuşabiliyordu. Bu vakadan sonra zaten o dönemde hakim olan frontal lobun bir işlevin olmadığı görüşü desteklenmiş gibi gözükse de, bir süre sonra Gage’in kişiliği, davranışları tamamen değişiyor. İnsanların söylediklerine göre kazadan önce sorumluluk sahibi biriyken kazadan sonra sabırsız, küstah, agresif ve dengesiz bir insana dönüştü. Sosyal ilişkileri de iş ilişkileri kadar kötüye gitti. Phineas Gage’in başına gelenlerden sonra frontal lobla ilgili araştırmalar yapılmaya başladı. Bu olaydan sonra insanlar frontal lobu önemli bir karakter, duygu ve sosyal ilişki belirleyicisi olarak görmeye başladı. Hem kafatası hem de demir blok Harvard Medical School’da sergilenmektedir. Harlow(doktoru) Gage’in kişiliğini şöyle tanımladı;
‘’Sanki onun entelektüel yeteneği ve hayvanlara meyli yıkılmış. O düzenli biriydi, çalışanlar ona saygılıydı, kazadan sonra değişti, kendi istekleri üzerinde büyük bir inatçılık sergiliyor. Arkadaşlarına karşı sabırsız oldu.’’
3hlfef
Frontal lob hasarının sosyal davranışı etkilediği üzerine yapılan çalışmalardan birinde, maymun gruplarından alfa dişiler seçildi, ve frontal loblarının yarısı alındı, daha sonra maymunlar kendi grubuna dönünce yine alfa karakter sergilediler ama birkaç gün sonra grup hiyerarşisine yenik düşüp tahttan indirildiler. Birçok araştırma aynı sonucu veriyor, grup hiyerarşisine yenik düşüyor ve ölüyorlar. Çünkü artık bir başlarınalar.
Kaynakça
o Kolb, B., & Whishaw, I. (?). Fundamentals of Human Neuropsychology (7th ed.). New York: Worth Publishers
o Öktem, Ö. (2013). Davranışsal Nörofizyolojiye Giriş (2.baskı). İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri.
o Gilbert, D. (2006). Stumbling on Happiness (1st ed.). United States: Knopf
o Guyton, A.C. ve Hall, J. E. (2007). Tıbbi Fizyoloji (11. baskı). (H. Çavuşoğlu ve B. Çağlayan, Çev.). İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri. (Orijinal çalışma basım tarihi 2006).

İrem BULUT/2018

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s