İstanbul Psikoloji Yılın Enleri – 2014

2014 yılının sonuna gelmişken geride bıraktığımız koca bir yılın en’lerini Hamdullah Tunç arkadaşımız seçti 🙂 İşte yılın en’leri karşınızda;

  • yılın kulübü                İÜPK
  • yılın danışman hocası                  İlknur Hoca
  • yılın atarlısı                 Mahmure Özbakır
  • yılın batakçısı                 Kardelen Ertürk
  • yılın sporcusu                Elif Balıkçı
  • yılın kararsızı            Pelin Öztürk
  • yılın iddaacısı               İsmail Mutlu
  • yılın çok ders çalışanı              Muhammed Demirtaş
  • yılın başkanı           Ecem Uzun
  • yılın feministi                Sadrettin Onay
  • yılın post-modern mizahçıları                Elif Baştan – Melike Gökçen
  • yılın fenomen hocası              Tolga Hoca
  • yılın fakiri             Ben (Hamdullah Tunç) 😥
  • yılın zengini            Beril Nisa Can
  • yılın bilimcisi                 Fatih Akıncı
  • yılın ödipi             Ebru Karataş
  • yılın batı hayranı              Başak Hazal Kaçar
  • yılın derste en iyi not tutanı              Özge Çukur
  • yılın en çok caps göndereni               Hale Zeliha Kelleci
  • yılın trolü               Cihan Yıldırım
  • yılın fenerbahçe’lileri               Samet Arslan – Nurcan Turan
  • yılın galatasaray’lısı           Caner Karakaya
  • yılın beşiktaş’lısı          Ceyda Gezgen
  • yılın yalnızı          Nebil Bozyikit
  • yılın sürpriz aşığı          Mehmet Akif Çeçen
  • yılın en çok özleneni          Tugay Karaoğlu
  • yılın en çok favlayanı          Ayşe Duygu Enhoş
  • yılın polemiği          3ler ve mezunlar arasındaki psikanaliz kavgası
  • yılın en çok kullanılan iki kelimesi            BÖYLE YAPACAKSAN
  • yılın cool’u              bu sene de açık arayla ERTAN HOCA
  • yılın ağabeyleri              Kemal Abi – Ali Ekber Abi
  • yılın yurttan kurtulanları              Burcu İldeniz – Rabia Karaoğlu – Buse İnanç
  • yılın en iyi çıkış yapan hocası           Çağatay Hoca
  • yılın inzivacısı                    M. Burhan Gerger
  • yılın sabah 8 akşam 5’çisi                   Sinem Gazez
  • yılın genel kültürlüsü              Seray Kıvanç
  • yılın en çok tweet atanı                 S. Sabri Genç
  • yılın akademisyeni              Özlem Hoca
  • yılın sinemacısı               Hülya Ergün
  • yılın bir oturuşta en fazla yemek yiyeni                Ecem Tamer
  • yılın en eyeliner’i                  Güneş Yetgin
  • yılın derslerde en çok konuşanı            Canan Çetin
  • yılın en çok bölüm okuyup derslere pek gelmeyeni        Zeynep Yavuz
  • yılın çanı en çok yükselteni                Yağmur Telefoncu
  • yılın sosyal sorumluları              Duygu Korkmaz – Melike Kalkan
  • yılın seminer takımı               Gülfidan Erdoğan – Melike Amet – Öznur Ballı
  • yılın kyk’lısı                Duygu Milkar
  • yılın en iyi çıkış yapan 1.sınıf öğrencileri         Miray Kubilay – Abdürrahim Özkan – Elif Şahingiray – Fatih Köseoğlu – Ahmet Şeker – Simay Alptekin – Burak Sert – Bahadır Akçeşme
Reklamlar

İstanbul Psikoloji’ye Giriş II – Daha yakından bakış

Tercih döneminin ardından aramıza yeni katılacak taze psikolog adaylarına hitaben Ecem Tamer’in fragman tadındaki yazısından esinlenerek bir şeyler yazmak istedim. Birinci sınıf gözlemlerini aktardığı bu yazıda diğer birçok arkadaşım gibi kendimi gördüm ve şaşkınlıkla iki yılın çabucak geçip de artık 3.sınıf olduğumu düşündüm. Belki de şu yazdığıma yeni mezun arkadaşlarım isyan edip “Biz 4 yılın nasıl geçtiğini anlamadık sen neyin kafasındasın!” diyebilirler ki dediler de 🙂 Ben de kendi çapımda zamanın nasıl geçtiğine şaşırıyorum hoş görün işte 🙂 Hafızası çok da güçlü olmayan biri olarak kayıt gününü, okuldaki ilk günü, oryantasyon gününü, ilk ders gününü(ki bu oryantasyonun hemen ertesi günü sabah 08.00 sularındaki sınıfça kafamızı biraz duvara tosladığımız bir dersti) sanki çok yakında olmuş gibi hatırlamak garip geliyor.

Neyse gelelim İstanbul Üniversitesi’ne, İstanbul Psikoloji’ye… Şimdiye kadar gördüğüm, yaşadığım şeylerden küçük ipuçları vermek istiyorum:

– Öncelikle birçok kişi hayalini kurduğu büyük İstanbul Üniversitesi kapısından girip ders görmeyeceğini öğrendiğinde biraz bozulacak.

– Daha sonraki kriz(kızlar için) kız öğrenci nüfusunun oldukça fazla olduğu bir fakültede tahmin ediyorum çoğu kişi kızlar tuvaletini arayıp bulamayacak.

– Çoğu kişi okulun karmaşık koridorlarında kaybolup çok dolaşacak ama yine de bu eski ve gösterişli binaya hayran kalacak.

– Fakülte içindeki kedileri sevenler, sevmeyenler, korkanlar olacak. Hem sevip hem de “yettiniz be” diyenler olacak(özellikle kantindekilerden). Ayrıca zamanla kedileri tanıyıp selam bile vereceksiniz. Hatta “bu bizim koridorun kedisi bu katta ne işi var” diyebilirsiniz bile. Ara sıra eğitim aşkıyla derslere giren kedilere de değinmeden geçemeyeceğim.

– Gözünüz kapalı bulacağınız en önemli yer Amfi 3 olacak. Diğer amfilerin yerini uzun bir süre arayacaksınız.

– Birinci sınıf boyunca “çok boş zamanımız var, çok az dersimiz var” diye yakınanlar olacak. Ya da bunu değerlendirip uzun tatiller yapanlarınız.

– Sizin de onlarca “ilk hastanız” olacak. Psikoloji okuduğunuzu öğrenince yalan yanlış bütün psikoloji bilgisini size anlatmaya kalkan bir sürü insanla uğraşacaksınız.

– Sürekli adını duyduğunuz psikolojik filmler olacak.

– Piaget sizin babanız, Vygotsky canınız olacak(bir Sema Hoca deyişidir). Erikson her yerden çıkan gıcık olduğunuz ama kopamadığınız arkadaşınız olurken, Freud’un neyiniz olduğunu tanımlayamayacaksınız.

– Hergele meydanı en acil işlerinizden, boş vakitlerinize kadar genel buluşma noktanız olacak. Asıl adının Şeref Holü olduğunu çok sonra öğreneceksiniz(tabii bu yazıyı okumazsanız). Çünkü hocalar bile kendisine Hergele diye hitap ediyor.

– Ayrıca Hergele’de her türlü etkinlik, eylem, halay çeken öğrenciler vs. aklınıza ne gelirse şahit olacaksınız.

– Zaman zaman adeta okulun içinde yaşayan polisler sizden biri olacak.

– Yaz, kış orta bahçedeki boş olan havuzun etrafında oturup ders aralarını dolduracak ve bazı öğrencilerin orta bahçenin demirbaşı olduğunu düşüneceksiniz.

– Vize, final dönemi gerçekleşen not alışverişinde fotokopiciler için “ne para götürüyorlardır be” muhabbetleri bitmeyecek.

– Ayrıca sınav dönemi dolup taşan Merkez Kütüphanede sabahlamak en büyük hobiniz olurken, 2 hafta boyunca kütüphanede yaşayanlara da şahit olabilirsiniz.

– Okula yakından gelenlerinizle, uzaktan gelenleriniz arasında “ben iki saat yol geliyorum her gün, sen gelmeye üşeniyorsun” gibisinden tatlı tartışmalar yaşanacak.

– İstanbul’un göbeğinde, adım atsanız tarihi bir yer ya da bir turistle karşılaşacağınız, bazen istemediğiniz kadar kalabalık olan caddeler, sokaklar, tramvaylara rağmen İstanbul Üniversiteli olmanın keyfini yaşayacaksınız.

– İstanbul Psikoloji’nin sıcak insanlarıyla tanışıp bu kocaman aileye dahil olacaksınız. O seminer senin, bu etkinlik benim, hadi şu maça da gidelim, aa Psikoloji Günleri de varmış diyerek günleriniz geçecek.

Her şeye rağmen hayatınızdaki “iyi ki”lerden biri olacak İstanbul Üniversitesi.

Anlattıklarımın kulağa hoş geldiğini umarak, tüm gevezeliğime katlandığınız için teşekkür eder ve tekrar İstanbul Üniversitesi’ne hoş geldiniz derim 🙂

 

Elif Balıkçı

İÜ Psikoloji 3.sınıf

İstanbul Üniversitesi’nde Psikoloji’ye Giriş – İlk Bakış

Hazır okul yerleştirmeleri başlamışken ben de yeni birinci sınıfı bitirmiş biri olarak istanbul üniversitesi psikoloji ile tanıştığım, kaynaştığım o ilk yılı kısaca yeni gelenlere bir önizleme, bölümdekilere de bir hatırlatma olması amacıyla anlatayım dedim.

Geçen sene bu zamanlarda annemle beraber o okul tanıtımı senin bu okul tanıtımı benim geziyorduk. Tabi vakıf üniversitelerinde ilgi alaka çok olunca ben de bir şımarıklık başlamış devletlere dudak bükerek bakıyordum. Derken annem beni oflata puflata beyazıta getirdi. O dillere destan tarihi kapıdan geçip tanıtım masalarına yaklaştık. Tabi ben diğer tanıtımlardaki gibi etrafıma doluşup okul hakkında övüp duracaklar diye beklerken bir baktım ki insanlar soru soruyor ve tanıtımdakiler kısa kısa cevap verip laf kalabalığından kaçıyorlar. Üniversitenin genelinde ‘bizim adımız markamız, fazla söze gerek yok’ havası hakimdi. Hele bir de psikoloji okuyacaksam bu okulda okumam lazım deyip başladım istanbul üniversitesi macerama.

İlk başlayan herkesin sorunu, okulda dönüp dolaşıp koridorları karıştırmak… Hangi amfi neredeydi, kantin ne taraftaydı? İlk ayım binanın karışık mantığını anlamaya çalışarak geçti. Bir senenin sonunda ihtiyacım olan bütün amfilerin yerini öğrendim allahtan. Gerisi ilerki zamanın sorunu.

Bölüme kendimi daha yakın hissetmem psikoloji kulübü ile tanışmamla oldu. Her dönemden insanlarla ve onların tecrübeleriyle tanıştım, düzenledikleri etkinliklerle iü psikolojinin markalaşmış kalitesini daha iyi anladım. Sağolsunlar her biri biz yeni başlayan öğrencilerle çok ilgiliydiler merak ettiklerimizi cevapladılar, ödevlerde yardımcı oldular ve bizi kulübün birer parçası haline getirdiler. Bu kulüp sayesinde okul sadece derse geldiğimiz yer olmaktan çıktı ve eğlenebildiğimiz kendimizi geliştirebildiğimiz bir yer oldu.

Bu sene iü psikolojiye yeni başlayacak olanlara sesleniyorum. Koridorlarda dönüp dolaşıp amfi ararken, kantin neredeydi derken, yemekhanede yemek yerken bir anda duyuru yapıldığında, hergelede düzenlenen etkinlikleri görünce şaşırdığınızda, psikolojinin hiç düşündüğünüz kadar basit olmayıp bir çok dala ayrıldığını farkettiğinizde, psikoloji günlerinde okulunuzla gurur duyduğunuzda, sıralarınızı kedilerle paylasip koltuklarda saatlerce sınavlara çalıştığınızda anlayacaksınız ki siz de artık bu tarihi binanın darülfûnun-i osmani’nin yani istanbul üniversitesi’nin bir parçası olmuşsunuz. Hayırlı olsun ve hoşgeldiniz 🙂

 

Ecem Tamer

İÜ Psikoloji 2.sınıf

İÜ Psikoblog’dan Merhaba!!

İşte geldik buradayız!

Hep birlikte, bir arada gerçekleştirdiğimiz(ve daha da gerçekleştireceğimiz) pek çok etkinlikten sonra bir de blog mu kursak dedik. Uzun zamandır düşündüğümüz şeyi bu günlerde yaptık. Kutlu mutlu olsun! Bol eğlenceli, bilgili, okunası yazılarla dolsun 🙂

Psikoloji bilimine ilgi duyan, bu alanda yazmak/çizmek ve daha nice yaratımlarda bulunmak size keyif veriyorsa, hiç durmayın biz burada sizi bekliyoruz ve bunu birlikte paylaşmanın vereceği keyif için umutlanıyoruz.

Aynı zamanda etkinliklerimizden de haberdar olabileceğiniz ve etkinliklerin detaylı paylaşımlarına da ulaşabileceğiniz bu alanda, İstanbul Üniversitesi’nde bir psikoloji öğrencisi olmanın verdiği ayrıcalığı hissetmek isteyen herkes için yer var!

-İÜPK Ekibi