Film Önerisi: FESTEN

untitled

Bugün bir film önerisiyle karşınızdayız.

Orijinal adı Festen(1998) Türkçe adı Şölen olan filmimiz Danimarkalı yönetmen Thomas Vinterberg tarafından çekilmiştir. 51. Cannes Film Festivalinde jüri özel ödülünü almıştır. Film aynı zamanda dogma 95 kurallarıyla çekilen ilk film olma özelliği de taşımaktadır. Bu ‘dogma 95’ nedir diye merak edenler olabilir. O yüzden kısaca bir açıklama gereği duyuyorum.

1995 yılında Danimarkalı yönetmenler Lars von Trier, Thomas Vinterberg, Kristian Levring, ve Søren Kragh-Jacobsen tarafından ortaya çıkan bir film yapım akımıdır. Bu akımın adından belli olacağı gibi katı kuralları vardır. Örneğin film el kamerasıyla çekilir, özel ışıklandırmalar, fon müzikleri kullanılmaz. Film renkli olmalıdır ve optik numaralar, filtreler kullanmak yasaktır. Bunun gibi başka ilginç kuralları da vardır.

Filmimizin konusuna bakarsak 60. yaş gününü kutlayan bir baba vardır ve bu baba bütün ailesini de bu kutlamaya çağırır. Kutlama gayet normal bir şekilde başlarken ailenin erkek çocuğu Christian intihar eden ikiz kız kardeşini de ilgilendiren bir konuda öyle bir itirafta bulunur ki sadece filmdekiler değil biz de büyük bir şok yaşarız ve filmin geri kalanını (en azından ben) ağzımız açık izleriz. Christian küçük bir çocukken babasının ona ve ölen kardeşi Linda’ya cinsel tacizlerde bulunduğunu söyler. Asıl şok edici durumsa diğer aile fertlerinin Christian’a inanmaması onu dikkate almamasıdır. Kimse tepki vermez. Hatta bir anda biz bile acaba yalan mı söylüyor diye kendimizi sorgularken buluruz. Sonra işler baya karışır.

untitleda

Aslında bakacak olursak film kendi adıyla da çelişir bir yerde. Şölenle başlayıp sonunda bir utanca dönüşür. Bazılarınız Festen’i izlerken tiksinme, iğrenme gibi duygular yaşayabilirsiniz ki bu çok normal. Hele hele o anneye karşı hissedebileceğiniz iğrenç duyguların tarifi yoktur. Çocuklarının kocası tarafından tacize uğradığını bildiği halde susan bir annedir ve son ana kadar hep kocasının yanında yer alır. Otoriteye karşı bir türlü başkaldıramaz. Bu bakımdan film hayatın çok içindendir. Hayatta sürekli karşılaştığımız bu durumu çarpıcı bir şekilde gözümüze sokar.

images

Filmle ilgili eleştirilen bir konuda dogma 95 kurallarına göre çekilmesidir. Efektler ve müziklerle filmin belki de çok daha çarpıcı ve etkileyici olabileceği söylenmektedir. Fakat bana göre şu anki haliyle karakterleri birçok boyutuyla inceleme fırsatı buluyoruz ve sanki olayların içinde bir el kamerası dolanıyormuşçasına doğal bir olayı izleme fırsatını buluyoruz aynı zamanda.

Festen hakkında tartışılacak çok konu var aslında. Görüşleriniz ve yorumlarınızla bize katkıda bulunabilirsiniz.

 

Kardelen Ertürk

İÜ Psikoloji 3.sınıf

Reklamlar